MS’in belirtileri ve tedavi yöntemleri

MS yani multipl skleroz hastalığını zaman zaman duymuşuzdur. Basit tabiriyle insanların korkulu rüyası bir kas hastalığıdır. Kelime anlamı olarak “çoklu sertleşim” anlamına gelmektedir. MS merkezi sinir sistemi (MSS) ile ilgili bir hastalık çeşitidir. Ama bundan önce özbağışıklık sisteminden bahsedelim. Belki bağışıklık sistemini duydunuz ama bu terimi duymadınız.
Özbağışıklık sistemi, kişinin kendi bağışıklık sistemini tanıyamaması sonucu vücudu yabancı madde zannederek vücudun kendi kendine zarar vermesi demektir. MSS’yi saran bir miyelin proteini bulunmaktadır. Özbağışıklık sistemi, sinir sistemini saran bu miyelin maddesini yok eder. Vücutta bu aktivasyonun başlamasıyla da MS hastalığı baş gösterir. Tıbbi tanım olarak MS beyin ve omuriliği tutan bir özbağışıklık hastalığıdır.
MS ölümcül ve bulaşıcı değildir. Zeka geriliği söz konusu değildir fakat onun direktiflerini uygulayamayacak kadar aciz olabilirler. Ömür boyu devam eden bir hastalıktır. Hastalık daha çok orta yaşlarda görülür 20 ila 40 yaş arası diyebiliriz. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık karşılaşılır. Bebekler ve ileri yaştaki kişilerde gözlenmez. Dolayısıyla doğuştan gelen bir hastalık diyememekteyiz ama sonradan oluşmasında genetik faktörlerin etkisi fazla olmasa da vardır. Toplumumuzda fazla karşılaşılmamaktadır.
MS’in Sebepleri Nelerdir?
1. MS nedeni tam olarak belirlenememiştir. Üzerinde tıbbi çalışmalar devam etmektedir.
2. Genetik faktörler çok ön planda değildir ama söylememizde fayda görmekteyiz.
3. Çevresel etkiler
4. Stresli bir hayat
MS’in Belirtileri Nelerdir?
1. İstemli yapılan hareketlerin istemsiz bir şekilde faaliyet göstermesi. Yani MS’li hastalar vücutlarını tam anlamıyla istedikleri şekilde kullanamamaktadırlar.
2. Bu istemsiz hareketleri göz hareketlerini de etkiler. Görüşte bulanıklık ya da görme zayıflığı yaşanır.
3. Konuşmaya çalışıp fakat bunu başaramamak. Söylediklerinin anlaşılamaz olması
4. Ellerin tutma işlevlerini yapamaması
5. Ayakta duramama, denge kaybı
6. Yorgunluk hissi
7. Felç durumu gözlenir.
8. Ayak tabanından bir cisimle yukarı doğru çizildiğinde parmakların dışa doğru açılması
9. His kaybı yaşanır, uyuşukluk ve karıncalanma hissi artar.
10. Erkekte iktidarsızlık yaşanır.
11. Yeme, içme gibi insani ihtiyaçlarını giderememe ortaya çıkar.
12. Sık idrara çıkma ihtiyacı belirir.
13. MS’in belirtileri hastalığın karakteri gereği çoklu olmasından dolayı bir hastada bu belirtilerden birkaçı birlikte yaşanır.
MS Tanısı Nasıl Konur?
Hastalık nörolojinin alanına girmektedir. Bu yüzden yapılacak en doğru başlangıç uzman bir nöroloğa görünmektir. Ayrıntılı bir fizik muayeneden sonra MR vb gibi gerekli tetkikler doktor tarafından istenip MS tanısı hastaya konmaktadır. Beyin omurilik sıvısı (BOS) tetkiki yapılır.
MS hastalığında atak dediğimiz bir kavramla karşılaşmaktayız. Bir hastaya MS tanısı konması için bu atak reaksiyonlarında 2 sefer geçirmiş olması gerekmektedir. Bundan sonra da hastaya tıbbi anlamda MS tanısı konabilmektedir.
MS’in Tedavisi Var mıdır?
MS’in tedavi yöntemleri tek bir şekildedir demek yanlış olur ilaç ya da sair tedaviler yeterlidir denilemez. Birkaç tedavi çeşiti kombin halde uygulanır. Her birinin tedavi sürecindeki önemi ve yeri farklıdır.
İlaç Tedavisi
Atak sırasında serum olarak vücuda enjekte edilir. 5 ila 7 gün kadar devam eder. Ancak doktor kontrolünde uygulanabilir. Hastane muayene ortamlarında nörologlar tıbbi bir tedavi uygularlar.
İlaç tedavisi yanında MS ya da MS yakınlarının hastada tedavi niteliğinde uygulayabilecekleri destek ve yardımcı tedavi yöntemleri kapsamında anlatacağımız yöntemler de bulunmaktadır. MS’in başlıca düşmanı hastanın mutluluğudur. Moralli yaşamasına özen gösterilmeli. Bazı özel ilaç takviyeleri uygulanabilir.
Egzersiz
MS’in tedavi yöntemleri kapsamında en büyük tedavi yöntemidir. Böyle hastalar kol ve bacaklarını iyi kullanamadıklarından disiplinli bir şekilde hareket etmeleri çok zordur. Onlara bu konuda yardımcı olacak bir gerekecektir. Yalnız başlarına egzersiz yapamazlar. Onlar içi çok zor olan bu tedavi yöntemi ks ve eklemleri çalıştıracağından şiddetle yapılması tavsiye edilir.
Beslenme
Sağlıklı insanların dikkat edecekleri bu konu MS hastaları için üç kat önem arz etmektedir. Katı yağ, dondurulmuş ürün, hazır gıda ve şekerden uzak durmalıdırlar. Zeytin yağı, yağsız peynir, süt ve yoğurt yedirilmelidir.
Güneşlenme
Güneş kas ve kemik sistemimiz için en iyi şifadır. MS’li hastalar da güneşli havaları kaçırmamalı vücutlarına güneşin temas etmesine izin vermelidir. Fakat bu belli başlı saatlerde yapılmalı. Güneç ışıklarının dik değil eğik geldiği saatler olan sabah erken ve akşam geç saatler tercih edilmeli. Fazla sıcak hastanın atak geçirmesine dahi sebep olabilir.
Başlık başlık anlattığımız bu MS’in tedavi yöntemleri MS hastaları için hafife alınmayacak tedavilerdir. Hasta yakınlarının da desteğiyle iyi sonuç alınacaktır.
Dikkat Edilmesi Gereken Diğer Hususlar
Sigara ve Alkol Kullanımı
MS hastalarının dikkat etmesi gerekenler konusunda ilk olarak bu kötü alışkanlıkların MS hastalarının hayatında asla yeri yoktur. Her ikisi de vücuttaki vitaminleri yok etmekte ve zaten hastalığın karakteri gereği bağışıklık sistemi zayıflamış bir insanın bağışıklık sistemini daha da zayıflatacaktır.
Evlilik ve Cinsel Hayat
MS hastaları için zor olsa da evlenemezler diyemeyiz. MS hastaları evlenebilirler. Hatta çocuk sahibi de olabilirler. Burada kaçırılmaması gereken ayrıntı şudur; çiftlerden biri MS’li olabilir. İki MS hastası evlenmemelidir. Çocuğun aynı hastalığı taşıma ihtimali yüksektir. Böyle hastaların eş desteğine ihtiyaçları vardır. Moral olarak olumlu olarak etkilenecektirler.
Sosyal Hayat
MS hastalarının dikkat etmesi gerekenler arasında sosyal hayattan izole edilmemelidir. Yalnız başlarına bırakılmamalıdır. Diğer MS hastalarıyla tanıştırılmalı ve pozitif arkadaşlık duyguları yaşamalarına fırsat verilmelidir. Bunun için MS dernekleri kurulmuştur. Bu derneklere üye olup iletişim içinde olunmalıdır.
 
En Büyük Destekleri Aileleri
Anne, baba, kardeş vs yakınların MS’li hastaya ilgileri çok önemlidir. Böyle hastalar dıştan yardım ve desteklerle hayatlarını idame ettirebilirler. Onların şefkat ve duyarlılıkları oldukça elzemdir.
No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.