KENDİNİ KEŞFET TARZINI BUL

Tarz sahibi biri olmanın nasıl olduğu konusu görsel ve yazılı basında sürekli konu olmuştur. Ve her zaman bu konu dikkat çekmeyi başarmıştır. Bu yazılanlara ve gösterilenlere farklı bir perspektiften bakmanın ilgi çekiciliğini beraber keşfedelim.

Tarz sahibi bir insan, kendi tarzını yaratmaktan ziyade, kendini keşfeden insandır. Sokakta, Ofiste, Toplantılarda, İş gezilerinde, Düğünde, Tatilde vs. her farklı konumda farklı bir tarz yaratmanın peşindeyiz aslında, farkında değiliz ama gideceğimiz mecraya göre kıyafetimizi tasarlamak ayakkabısından, gömleğe kadar hatta renk uyumlarına kadar düşünüyoruz. Bu şekilde yapmamız bize bak böyle yapmalısın! Bu şekilde giyinmelisin! Direktifleri verilerek öğretilen davranış şekilleri değildir. İnsanların doğumdan itibaren yaradılış gereği sürekli hayatı sorgulamasının belki de sorgulaması gerektiğinin yansımadır da diyebiliriz.

Tarz sahibi olmanın altında yatan baş temeller uyumdur. Ama bu uyum kime göre uyumludur. Neye göre uyumludur. Yada Tarz sahibi olmak göreceli bir kavram mıdır? Aslında bu tip sorular ve sorgular hayatın her anında olan sorulardır. Cevapları ise zaman içinde yaşadıkça karşımıza çıkmaktadır

Bize düşen ise kendimizi keşfetmektir. Sosyal çevremizi çocukluk çağlarında ve özellikle ergenlik dönemlerinde belirleriz. Elbette yaşadığımız sosyal çevre ile ilgili olmak ile beraber kendini çocuklukta farklı bir konumda gören farklılığının farkında olan bireylerde kendini bu dönemlerde Tarz sahibi olarak görebilir. Tarz sahibi olarak ta Sosyal hayattaki konumumuza uygun kıyafetler seçmek, kendimize yakışanı giymek bizi daha mutlu kılacaktır.

Tarz sahibi olmak ile ilgili şu ana kadar sadece kıyafet ve konum yani yerine göre giyinmeyi irdeledik. Tarz sahibi olan birinin kendi yaratmış olduğu kendine has tarzına uygun mekânlar, mecralar kısacası sosyal çevrelerde uygun seçilmelidir. Şart mıdır değildir tabiki fakat kendimizi mental ve ruhsal açıdan iyi hissetmemizi sağlaması ve en önemlisi kendi tarzımıza yakın çevrede gözlemlerimiz ile kendi tarzımızı daha da geliştirebiliriz.

Tarz sahibi olmanın parasal boyutu konusuna gelecek olursak yoktur dersek aslında yalan değil de pek doğru olmaz diyebiliriz. Sonuçta insanlar kendi imkânları dâhilin de gayet uygun rakamlı bütçe ile kendine tarz yaratabilir. Parasal boyut ise yapmış olduğumuz tarzın markasal boyutudur maalesef! Bu durumda son zamanlarda hastalık seviyesine gelmiştir. Özellikle Büyükşehirlerde artan Alışveriş Merkezlerinde yer alan çeşitli mağazalara insanların kolay ulaşabilmesi Tarz sahibi olmaya yönelik çeşitli seçenekler sunmaktadır. Aslında Tarz sahibi biri olmak yazımızın başında da belirttiğim üzere insanın kendini keşfetmesi ve kendine kendi değerini göstermesiyle başlar.

 

 

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.